NELER OLUYOR BİZE !

AYTEKİN DURMAZ

AYTEKİN DURMAZ

E-Posta : sari

Yaşadığım son bir haftada,bir yıl önce benim hakem eğitimciliğini yaptığım kurstan mezun ettiğim 17 yaşındaki lise öğrencisi Halil Berke Aygün kardeşimi ilçemiz Gönen’de görevli olduğu müsabakanın 30. Dakikasında kalp rahatsızlığı geçirerek hayata veda etmesi haberiyle başladım.Halil Berke arkadaşları tarafından çok sevilen,ışıl ışıl gözleriyle eğitimlerimi dinleyen beyefendi kişiliğiyle iyi fiziğiyle hedefleri olan bir gencimizdi.Babasına ‘’Bir gün beni bütün Türkiye tanıyacak,çok iyi bir hakem olacağım demişti.’’Gerçekten de onu Türkiye tanıdı.

Cenazesinde hakemlerimizin birlik ve beraberliğini,camiamızın her ferdinin duyarlılığını gördüm.Ailesinin ,arkadaşlarının üzüntüsünü kelimelerle anlatamam.Babasının bana sarılarak kulağıma doğru‘’Aytekin hocam gitti Berkem’’ derken, onu teskin etmeye gelmiş olan ben sarılmamızın bitmemesini ve o anki ağlayan aciz yüzümü görmemesi için neler vermezdim.Derinden yaralandım ve hafta boyunca kendime gelemedim.O an gözümün önünden hiç gitmedi.

Hafta sonu kızımla beraber iki milyon kişi üniversite sınavına girecekti.Her gece prenses gibi mışıl mışıl uyuyan kızım gece ben görevli olduğum müsabakadan döndüğümde daha uyuyamamıştı,belli ki sınavın üstündeki baskısını hissediyordu.Sabah kalktık,sınava gireceğimiz okula geldik.Gençlerimizin yüzü kireç gibi bembeyaz,kaygılı ama rahat görünmeye çalışan aileleri gördük.Kurbanlık koyun gibi sıraya girmiş hayatlarına yön verecek 160 dk ya hazır görünmeye çalışan Türkiyem’in gençleri heyecanlarını bastırmaya çalışıyorlardı.Ne yapalım canım ülkemin sistemi işte,bizlerde dışarıda sınavı iyi geçsin diye bekledik.Tek düşüncem kızımın sınavdan çıkarken ki ruh haliydi.Nasıl çıkacağıydı.Gülerek ,mutlu çıkmasını ümit ettim.Neyse ki kızımız kapıdan bize bakarak gülerek gözüktü,ve babacığım Ayvalık’a gidelim mi dedi .Cevap tabi’ki evetti.

Tam birkaç saatimiz bari iyi geçecek derken Ankara’daki o yüreklerimizi dağlayan patlama haberi geldi,Yine olduğumuz yerde yığıldık,zaman biraz ilerledikçe olayın vehameti ne kadar gizlenmeye çalışılsa da açığa çıktı.Benim ülkem yavaş yavaş huzursuz bir ülke mi? olmaya başlıyordu.O an aklımdan bizler yavaş yavaş misyonumuzu tamamladık.Bu ümidimiz her şeyimiz çocuklarımız ne olacak diye geçti.Ya o patlamada bizim sevdiklerimiz,canlarımız olsaydı .Düşünmek istemesem de hepimizin başına gelebilirdi.Süreci izlediğimde paniğe kapıldım.Halkımızın duyarlılığını kaybetmeye başladığını,artık böyle vahim olaylarda bile yeteri kadar tepki vermediğini kanıksadığını düşünmeye başlayarak çok üzüldüm.NELER OLUYORDU BİZE..

Bu çok acı olaydan birkaç saat geçmedi ki,geçtiğimiz hafta Rize’ye müsabakaya giderken trafik kazası geçiren hakem ekibimizden Trabzon’da tedavi gören Kayseri hakemimiz Salih Ulu kardeşimin vefat haberi geldi.Gözümün önüne 6 yaşındaki kızı ve 4 aylık hamile olan eşi geldi,yutkundum,gözlerim yaşardı.

Gece uyku uyumadım,işe geldim ve bir acı haber daha,şirin ilçemiz Kepsut’a düştü.29 Şubat günü Hakkari’de yaşanan çatışmalar sonucunda yaralanan ve Van’da tedavi altına alınan Astsubayımız Nihat Topal verdiği yaşam mücadelesini kaybederek şehit düştü,çok üzgünüm,diyecek te bir şey bulamıyorum.

Sevgili dostlarım ve okuyucularım, ne zaman keyifli zaman geçirip, gülebileceğiz bilemiyorum.İnşallah bunlar iyi günlerimiz değildir,ama fert olarak millet olarak bir şeyler yapmanın eli taşın altına sokmanın zamanı geldi,ve geçmek üzere. NELER OLUYOR BİZE..Ulu önderimiz Atatürk bu günleri görse çok üzülürdü herhalde diye düşünüyorum.Türkiyem canım ülkem silkin artık ve susma,yoksa bu yaşananların bir gün kendi yada sevdiklerimizin başına geleceğini unutma..

Umuyorum,güleceğimiz ve yaşadığımız mutlu olayları yazabileceğimiz günler yakındır,güzel günler ileridedir,yola çıkmış geliyorlardır temennisiyle hepinize mutlu günler…

İzlenme: 3308 Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.